Dönüşüm

Hayat her zamanki gibi değişimine adapte olmam gereken süreçleriyle ilerlemeye devam ediyor. Ve ben yeni dönemimde olduğum kişiyle, olmaya çalıştığım kişi arasındaki mesafenin arttığını gözlemledim .

Geçen son bir yıla baktığımda büyük bir maratonu hayal kırıklığıyla sonlandırıp koca bir bilinmezliğin içerisinde bulmuştum kendimi . Ama koşullar ne olursa olsun ilerideki Ben’i düşünüp en özgüvenli ve güçlü halimle var olan durumu kabullenip ilerlemem gerektiğinin farkındaydım . Yoğun ve yorucu bir kaç ay sonunda istediğim sonucu elde etmiş, mezun olmuştum . Nihayet kendimi bir şeyleri başarmış hissedebilirdim . Ama öyle olmadı . O dönemde içerisinde bulunduğum sürecin bilinmezliği fazlasıyla yorucu gelmişti bana . Ders çalışmak, okuldan mezun olup iş hayatına atılmaya çalışmak .. Arzu ettiğim sonuca ulaşmak kısa bir süre ‘ nihayet ‘ hissine kapılmamı sağlasa da devamında koca bir hissizlikle karşı karşıya bırakmıştı beni . Meğer bana yorucu gelen o süreç hayatıma büyük bir amaç katan, beni dengede tutan en önemli şeymiş .

İlk defa tecrübe ettiğim mülakat süreçleri ardından kendimi iş hayatının içerisinde buldum . Kaliteli , her biri birbirinden başarılı yeni insanlarla çalışma fırsatı edindim . Ve bir süre bu farklı karakterler arasında kendi tarzımı bulmaya çalıştım . Çok yoruldum , yıprandım ama öğrendikçe bir o kadar da keyif aldım .

Aslında tam da hayal ettiğim yaşantının içerisinde , ‘ olması gereken ‘ etiketleriyle dönüştüğüm kişiye alışmaya çalışırken kendi karakterime günden güne uzaklaştım. Güçlü görüp beğendiğim karakter özelliklerini bir bir kendime katmaya başlamıştım . Evet bu beni daha hırslı , daha başarılı bi yola sürükleyecekti ama eksik bir şeyler vardı. Bu yeni farkındalık sonrasında hissettiğim eksikliğin özel hayat – iş dengesizliğim olduğunu düşündüm . Ve bunu sağlamaya çalışırken hiç bi yol katedemeyip monotonluğun sıkıcılığında buldum kendimi.

Oysa Picasso ‘nun dediği gibi ” hayatın amacı bana verilen hediyeyi bulmak hayatın anlamı ise bu hediyeyi başkalarıyla paylaşmak ” olmalıydı benim için .

Ve ben bu hislerle ne yapacağımı , tüm bunları neye dönüştüreceğimi şu an için bilemiyorum . Bunları yaşamanın doğallığını , insan olmanın hiç de kolay bi meziyet olmadığının farkındayım . Kendime zaman veriyorum . İçsel yolculuğuma özen gösterip , akışına bırakmanın getireceği güce inanıyorum. Bu hislere kapılmayı hep huzursuz edici bulsam da hayatımın dönüm noktalarını tam da bu anlarda yaşadığımın farkındayım. Umarım aradığım tutku, amaç ve anlamı yeniden bulabilirim . Kendimi merakla gözlemliyorum ..

Neden burdayım ?

✨✨✨✨✨

Aslında her birimiz kendi hikayemizi yaratıyoruz . Kimi zaman ortak fikirlerde ,ortak duygularda birleşsek de görünmez keskin sınırlarla birbirimizden ayrılıyoruz.Bu yüzden “bakış açısı” diye bi kavram var. “Benim gördüğümle seninki aynı değil ! ” Peki bu hikayeler arası etkileşim mümkün mü ? Evet . Bireysel dünyamızı her ne kadar çok sevsek de birbirimize ihtiyaç duyuyoruz . Çünkü doğuştan sosyal varlıklarız. Birbirimizin başarı hikayelerine , motivasyon yöntemlerine , kariyer planlarına , mutluluk sırlarına , hayat enerjilerine ihtiyacımız var. Kısaca her birimiz kendi sorgulamalarımız için rol model arayışı içerisindeyiz . Ailemiz ve özel hayatımıza dahil etmek istediğimiz insanlar da sosyal yönümüzün diğer yansımaları.Benim burada olmak istememin en temel sebebi kendi hikayemi ve ilgi alanlarımı burada yansıtabilmek .Sadece benim degil dünyanın farklı kesimlerinden insanların hayata dair anlamlı fikirlerini tek bir ortamda bi araya getirebilmek.  Böylece  farkında olmadan bu etkileşimin bi parçası haline gelebilir ; kendimizi sorguladığımız dönemlerde bu hikayelerden ilham alarak yolumuza farklı şekillerde daha güçlü devam edebiliriz ..